Anasayfa › İçerik Yazımı
İçerik Yazımı
İçerik yazımı, müşterinizin aklındaki soruyu sitenizde cevaplanmış hâlde bulmasını sağlar; konuyu araştırır, sizden dinler ve yayına hazır metin olarak teslim ederiz.
İçerik Yazımı Sizi Tanımayan Müşteriye Nasıl Ulaştırır?
Tezgâhın başındaki usta gün boyu aynı soruları duyar: bu peynir kaç ay dayanır, tekne turu kaç saat sürer, çocuklu aileye hangi oda uygun olur? Bu soruları soran yalnızca dükkâna gelenler değildir; çok daha kalabalık bir grup aynı şeyi Google’a yazar. İçerik yazımı, o soruların cevabını sitenize taşıyarak henüz sizi tanımayan kişinin karşısına çıkmanızı sağlar. Satış konuşması değil, soruya verilmiş dürüst bir cevaptır.
Arama motoru bir soruya en iyi cevabı veren sayfayı öne çıkarır. Sitenizde yalnızca “hakkımızda” ve “iletişim” varsa, yalnızca adınızı bilen kişi sizi bulur. Hizmetinizi, ürününüzü ve müşterinizin merak ettiklerini anlatan her sayfa ise yeni bir aramada görünme fırsatıdır. On iyi sayfası olan bir site, tek sayfalık bir siteye göre on ayrı kapıdan ziyaretçi alır.
İyi yazılmış bir sayfa ziyaretçiyi yalnızca getirmez, ikna da eder. Karar vermeden önce insanlar okur: fiyatın neye göre değiştiğini, işin nasıl yapıldığını, nelere dikkat edilmesi gerektiğini öğrenmek ister. Bu bilgiyi sizden alan kişi, satın alma anı geldiğinde sizi hatırlar. Bilgiyi rakibinizin sitesinden öğrenen ise çoğu zaman onu arar.
İki tür içerikten söz ediyoruz. İlki hizmet ve ürün sayfalarıdır; doğrudan satışa hizmet eder ve sitenin omurgasını oluşturur. İkincisi bilgi veren yazılardır; soruya cevap verir, güven kazandırır ve okuru ilgili hizmet sayfasına yönlendirir. Biri olmadan öteki eksik kalır: yalnızca hizmet sayfası olan site az aramada görünür, yalnızca yazısı olan site okunur ama aranmaz.
Yazı tek biçim değildir. Bazı sorular kısa bir paragrafla, bazıları adım adım bir anlatımla, bazıları da bir çizelgeyle en iyi cevaplanır. Fiyat karşılaştırması tabloya, yol tarifi numaralı adımlara, sık sorulan sorular açılır kutulara yakışır. Arama motoru da bu biçimleri tanır ve uygun gördüğünde sonuç sayfasında doğrudan gösterir. Her konuyu, okurun en çabuk anlayacağı biçimde sunmaya özen gösteririz.
Yerel bilgi bu işin en değerli malzemesidir. Çanakkale işletmeleri, ülke çapında yayın yapan büyük sitelerin bilemeyeceği ayrıntılara sahiptir: hangi koyda rüzgâr ne zaman çıkar, anma haftasında yollar nasıl olur, hasat hangi hafta başlar. Bu bilgiyi yazıya dökmek, genel geçer metinlerle dolu sonuç sayfasında sizi ayırt edilir kılar.
Hangi Konunun Yazılmaya Değer Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Konu seçimi sezgiyle değil veriyle yapılır. Önce işinizle ilgili aramaları çıkarırız: insanlar hangi sözcükleri kullanıyor, ayda kaç kez arıyor, sonuç sayfasında şu an kimler duruyor? Ardından bunları sizin gözünüzle süzeriz. Çok aranan ama size müşteri getirmeyecek bir konu ile az aranan ama doğrudan satışa giden bir konu arasında tercihimiz ikincisidir.
İkinci kaynak sizsiniz. Telefonda, tezgâhta, mesajlarda en sık duyduğunuz soruları sorarız; çoğu zaman arama araçlarının göstermediği, ama gerçek müşterinin aklındaki sorular buradan çıkar. Bir pansiyon işletmecisi “otopark var mı” sorusunu günde beş kez duyuyorsa, bu sorunun cevabı sitede açıkça yazmalıdır. Sorulan her soru, yazılmamış bir sayfanın habercisidir.
Üçüncü ölçüt takvimdir. Bir konu aranmaya başlamadan haftalar önce yayında olmalıdır, çünkü yeni bir sayfanın dizine girip sıralanması zaman alır. Yaz konaklamasıyla ilgili yazılar kış sonunda, hasatla ilgili olanlar yaz ortasında, anma haftasına dair bilgiler yılbaşında hazırlanır. Yıllık bir yayın takvimi çıkarır, hangi ay hangi konunun yazılacağını önceden belirleriz.
Dördüncü ölçüt rekabettir. Bir aramanın ilk sayfası büyük seyahat siteleri ve ülke çapındaki yayınlarla doluysa oraya girmek uzun sürer. Aynı konunun daha dar, daha yerel bir hâli ise çoğu zaman boştur. “Otel önerileri” yerine “feribot iskelesine yürüme mesafesinde konaklama” gibi belirli bir soruyu hedeflemek hem daha kolay hem daha kazançlıdır; arayan kişi ne istediğini bilmektedir.
Müşterinin dili ile işletmenin dili çoğu zaman örtüşmez. Siz “butik konaklama tesisi” dersiniz, arayan “küçük otel” yazar; siz “soğuk sıkım” dersiniz, arayan “taş baskı” diye sorar. Konuları seçerken de yazarken de arayanın sözcüklerini esas alırız. Meslek terimini bırakmayız, ama gündelik karşılığını da metne yerleştiririz. Böylece sayfa hem işi bilenin hem de ilk kez soranın aramasında görünür.
Bu dört ölçütle bir konu listesi oluşur ve öncelik sırasına dizilir. Liste size sunulur; işinize uymayan, anlatmak istemediğiniz ya da artık vermediğiniz hizmetlerle ilgili başlıkları çıkarırsınız. İçerik yazımı için ayrılan aylık emek, bu listenin en üstündeki başlıklara harcanır. Böylece yazılan her sayfanın neden yazıldığı ve neyi hedeflediği baştan bellidir.
Araştırmadan Onaya, Bir Yazı Nasıl Hazırlanır?
Her yazı araştırmayla başlar. Konuyla ilgili aramaları, sonuç sayfasında öne çıkan içerikleri ve bu içeriklerin cevapsız bıraktığı noktaları inceleriz. Amaç var olanı tekrar etmek değil, eksik kalanı tamamlamaktır. Ardından sizinle kısa bir görüşme yaparız; işin inceliğini, sık yapılan yanlışları ve müşterinin en çok şaşırdığı ayrıntıları sizden dinleriz. Yazının özgün kısmı bu görüşmeden çıkar.
İkinci aşamada taslak hazırlanır: yazının hangi soruyla açılacağı, hangi başlıklara bölüneceği, hangi örneklerin kullanılacağı belirlenir. Metin bu iskelete göre yazılır. Cümleleri kısa tutar, terim kullanmak zorunda kaldığımızda açıklarız. Okurun telefonda, ayakta, belki de acele içinde okuduğunu aklımızdan çıkarmayız; aradığı cevabı ilk paragrafta bulmalıdır.
Başka sitelerden kopyalanmış ya da kalıp cümlelerle doldurulmuş metin kullanmayız. Bu tür metinler ilk bakışta düzgün görünür, ama aynı cümleler onlarca sitede dolaşır ve arama motoru bunları kolayca ayırt eder. Daha önemlisi, doğrulanmamış bilgi içerebilirler: var olmayan bir feribot seferi ya da hatalı bir fiyat, okurun size olan güvenini tek cümlede bitirir. Bu yüzden yazıya giren her bilgiyi yayından önce sizinle doğrularız.
Üçüncü aşama onaydır. Metin size gönderilir; düzeltmek, eklemek ya da çıkarmak istediğiniz yerleri işaretlersiniz. Onaylamadığınız hiçbir satır yayına girmez. Onaydan sonra yazı siteye yerleştirilir: başlık ve açıklama satırı yazılır, görseller eklenir, ilgili hizmet sayfalarına bağlantılar kurulur. Yayın tarihini konunun aranma dönemine göre seçeriz.
Metin kadar metnin yanındakiler de önemlidir. Kendi çektiğiniz bir fotoğraf, ürününüzün ölçülerini gösteren bir çizim ya da geçen yılın doluluk takvimi; yazıyı benzerlerinden ayırır ve okurun güvenini artırır. Görselleri sizden ister, eksikse hangi kareye ihtiyaç olduğunu tarif ederiz. Hazır görsel bankalarından alınmış, her sitede karşınıza çıkan fotoğrafları kullanmaktan kaçınırız.
Aylık yazı sayısı sitenizin ihtiyacına göre belirlenir. Çoğu işletme için ayda iki ila dört nitelikli sayfa, her gün yayımlanan kısa ve özensiz notlardan çok daha fazlasını kazandırır. İçerik yazımı hizmetimizde sayı değil, her sayfanın hedeflediği aramada görünür olması ölçüttür. Hangi yazının ne zaman yayımlandığını ve nasıl bir sonuç aldığını aylık raporda görürsünüz.
Yayımlanan Yazılar Neden Yeniden Ele Alınır?
Bir yazı yayımlandığı gün işini bitirmiş sayılmaz. Bilgiler eskir: fiyatlar değişir, sefer saatleri güncellenir, yönetmelikler yenilenir. Üç yıl önceki bilgilerle duran bir sayfa hem okuru yanıltır hem de arama motorunun gözünde değer kaybeder. Bu yüzden yayındaki her içeriğe on iki ayda bir yeniden bakar, değişen bilgileri düzeltir, eksik kalan soruları ekleriz.
Güncellemenin bir yararı daha vardır: yeni yazı yazmaktan daha hızlı sonuç verir. Zaten ikinci sayfada görünen bir yazıya eklenen iki paragraf ve güncel bir tablo, onu ilk sayfaya taşımaya çoğu zaman yeter. Arama kayıtlarına bakarak hangi yazıların “neredeyse orada” olduğunu belirler, emeği önce onlara yönlendiririz. Sıfırdan başlamak yerine birikmiş olanı güçlendirmek daha akılcıdır.
Bazı içerikler ise kaldırılmalı ya da birleştirilmelidir. Aynı konuyu işleyen üç kısa yazı, tek ve kapsamlı bir yazıdan daha zayıftır. Artık vermediğiniz bir hizmeti anlatan sayfa da ziyaretçiyi boşa çıkarır. Böyle sayfaları saptar, içeriğini uygun bir sayfaya taşır ve eski adresi yenisine yönlendiririz. Sitenin toplam sayfa sayısı azalır, ama kalan sayfaların her biri daha güçlü hâle gelir.
Hangi yazının işe yaradığını ölçümle anlarız. Her içerik için üç şeye bakılır: kaç aramada göründüğü, kaç ziyaretçi getirdiği ve bu ziyaretçilerin kaçının sizi aradığı ya da form doldurduğu. Çok okunan ama hiç müşteri getirmeyen bir yazı ile az okunan ama düzenli talep üreten bir yazı arasında ikincisi daha değerlidir. Sonraki ayların konularını bu sonuçlara bakarak seçeriz.
Yazıların birbirine ve hizmet sayfalarına bağlanması da planın parçasıdır. Bilgi veren bir yazıyı okuyan kişi, sonunda bir sonraki adımı görmelidir: ilgili hizmet, fiyat sayfası ya da iletişim. Aynı konunun çevresinde yazılmış üç dört yazı birbirine gönderme yaptığında, arama motoru sitenizi o konuda derinliği olan bir kaynak olarak değerlendirir. Dağınık duran tek tek yazılar yerine, birbirini tamamlayan kümeler kurarız.
Bu çalışmadan en çok, bilgisi olduğu hâlde bunu yazıya dökmeye vakti olmayan işletmeler yararlanır. Usta işini bilir ama yazmaya oturamaz; biz dinler, yazar, onayınıza sunarız. İçerik yazımı kısa vadeli bir kampanya gibi değil, sitenize her ay eklenen kalıcı bir değer gibi düşünülmelidir: bugün yazılan sayfa yıllarca ziyaretçi getirmeye devam eder. İçerik yazımı için ilk adım, sizinle yapılacak yarım saatlik bir görüşmedir.
Yazıları yayımlanmadan önce görebilecek miyim?
Evet. Her metin yayından önce size gönderilir; istediğiniz değişiklikleri yaparız. Onayınız olmadan sitenize hiçbir yazı girmez.
İşimi bilmeyen biri nasıl yazacak?
Konuyu araştırır, bilmediğimizi size sorarız. Kısa bir görüşmede anlattıklarınız yazının özünü oluşturur; biz o bilgiyi okunur ve aranır hâle getiririz.
Yazılar ne zaman sonuç verir?
Yeni bir sayfanın dizine girip sıralanması genellikle birkaç hafta sürer; rekabetli konularda bu süre aylara uzar. Bu yüzden konuları, aranacakları dönemden önce yayımlarız.
Yabancı dilde de yazıyor musunuz?
Evet. Yabancı ziyaretçiye hitap eden sayfalar, o dilde yapılan aramalar araştırılarak ayrıca yazılır; Türkçe metnin birebir çevirisiyle yetinmeyiz.